Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

Kalemin ucu

Bir haftaya yakın bilgisayarımdan uzak kalınca, anladım ne kadar bağlandığımı. Cep telefonum gibi ondanda uzak kalamaz olmuşum.

Sorumlulukta var serde tabi. Türkiye’nin en iyi sitelerinden birinde köşe yazarlığı yapmak, siteye yazdığın yazının virüsler nedeniyle uçması ve sonrasında yenilenemeyen köşe yazarıJ

Çok şükür kavuşturana…

Önceki yazılarımın birinde; yazmak emek işi demiştim. Tıpkı bir bebeği büyütmek gibi; yazarken kendini de büyütüyor insan.  Yazarken çok emek harcamak gerekiyor. Boş bir sayfaya bakıp öylece kalabiliyorsun da, elin klavyede su gibi akıp gidebiliyor da.  Yazanın ruh haline bağlı olarak değişiyor. Dış etkenlerde var elbet. Seni çok sevindiren bir olay karşısında dökülüveriyor kelimeler ağzından. Tam tersi üzen konularda da seri halde yazabiliyorsun. Bir tek yazılana cevap verirken yoruluyor insan. Hele karşındaki insan art niyetli ve kötümserse; vereceğin cevapla onun kadar alçalmaman gerek. Ya da hiç kaile almayıp oralıda olmayabilirsin. Her seferinde aynı sabrı gösteremeyebiliyor insan. Ulusal basında da çok fazla örneği var bunun. Yazarlar köşelerinde genellikle birbirlerine cevap vermekle dolduruyor satırlarını. Düşünüyorum da en doğrusu Mevlana’nın dediği gibi önce söze, sonrada söyleyene bakmak gerek…

Mutlu yazılar yazmak, yazarken sevindirmek, gülümsetmek en güzeli.  Annesinin memesinden gelen ak süte kavuşmuş bebeğin mutluluğu gibi saf ve içten gülümsetmek gerek. Yazılanın çıkar gözetmeden yazılması, içten ve samimi duygular içermesi gerek.

Hüzün yazılarını da severim ben. Alıp götürür kimi zaman maziye, kimi zaman geleceğe. İçimi titretmeli, gözlerimi doldurtmalı belki de.

Aşk kokan, sevgimizi anlatan yazılarda favorilerim arasında. Maşallah dedirten, yüreğimi heyecanlandıran, biz kokan yazılarJ

Babama yazdığım yazılarım var birde. Özlemimi ve hasretimi hiç dindirmeyen, yazarak rahatladığım, yazarken ağladığım yazılar…

En sevdiğim Dora’mı anlatan yazılar. İnsanın bebeğine, çocuğuna yazdığı en içten duyguları içeren yazılar. Can kokan, canından can olan yazılar. Kelimelerin yetmediği, sayfaların tükendiği yazılar. Kimi zaman sayfalar dolusu, kimi zaman küçük not kâğıtlarına yazılmış olanlar.

Ne çok yazılacak şey, çizilecek hikâyeler var.

Yeter ki kalemimizin ucu hiç bitmesin…

 

Sevgilerimle,

Senem Aslan

26.03.2010