Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

Aslanlı yolda küçük bir Aslan

 

Ben ve oğlum geçtiğimiz haftayı başkentimiz Ankara’da keyifle geçirdik.

Küçüklüğünden itibaren hem ailemizde hem gittiği kreşinde Atatürk sevgisi ve gerçeği ile büyüyen oğlum; son bir senedir aslanlı yola gitmek istediğini söylüyordu.

Geçen yaz sonunda İzmir’den Ankara’ya taşınan dostlarımız sayesinde hem biz hem onlar başkentimizi keşfe başladık.

Yıllar öncesinde alışveriş bahanesi ile gittiğim Ankara, başka bir şehir olmuş şimdilerde. Her taraf alışveriş merkezleri ile dolmuş. Neredeyse metrekare başına AVM düşüyor. Şansımıza havaların mevsim normallerinin altında olması nedeniyle bizde bu merkezlere akıp, para harcama tuzaklarına esir oldukL Bugünlerde erkek çocukların arasında hızla yayılan Bakugan fırtınasının bir alışveriş merkezindeki meşhur buluşması vardı  ki akıllara zarar… Günlerdir çocuklara özel kanallarda boy boy reklâm verip; sonra karakterleri canlandıracak kostümlerin dikilmesinin yetişmemesi nedeniyle hayal kırıklığına uğrayan çocuklar, çevre illerden o kadar kilometreyi tepip organizasyonun vurdum duymazlığı ile hüsrana uğrayan aileler, Bakugan oyuncaklarını satmaya çalışan pazarlamacılar, her şeye rağmen Bakugan ustası olan ve gözlerinde ışıltı ve sevinçle ayrılan oğlum…

Pazar günümüzü havanın güzel olması nedeniyle Anıtkabir’de geçirme şansını yakaladık. Sabah erkenden uyanan paşamı Anıtkabir’i ziyaret edecek olmanın heyecanı çoktan sarmıştı. Öğle saatlerine yakın aslanlı yola ilk adım attığımızda tüylerim diken diken olmaya başladı. İnanılmaz bir kalabalık vardı. Paşam; Atamın lahitinin önüne vardığımızda çok yakınında olamaması nedeniyle küçük bir kırgınlık ve kızgınlık yaşasa da, dilinde duaları ile birlikte Ata’mıza teşekkürünü ve özlemini dile getirdi.

Askerlerin nöbet değişimini izledik. Gurur ve hayretler içerisinde izlediği manzarayı herkese anlatıp, onlar gibi yürüyüp onlar gibi durmaya çalıştı.

Oğlum Atatürk’ün özel eşyalarını, özel kitaplığını, arabalarını gezerken gördüğü her manzara karşısında daha da çok şaşırdı. Çanakkale Panoramasını, Sakarya ve Büyük Taarruz Panaromalarını gezerken ise ‘anne inanamıyorum, Türkler ne kadar güçlüler değil mi, çok savaşmışlar baksana, ölenler bile olmuş, keşke bizde onlar gibi savaşıp, bizde hani söylediğin gibi vatanı kazansaydık, bomba seslerini duydun mu, bak kazandıkları için bağırıyorlar…’ söylemleri içerisindeydi.  Geleceğimizin çocuklarının şimdiki başlara benzemeyeceğini, şimdiden sağlam adımlar attığımızı hissettirdi.

Anıtkabir özel defterinin çocuk bölümüne ismini yazıp, benimle birlikte ‘Ata’mı ziyaret geldim, 5 yaşındayım’ notunu bırakırken heyecandan elinin titrediğini sırada bekleyen aileler bile görüp tebrik ettiler.

Son olarak sine vizyonda 15 dakikalık Atatürk belgeselini izleyip, keşke ölmeseydi diye ağladı.

Bir elinde oğlu, bir elinde gelininin yardımı ile yürüyen 65 yaşlarındaki teyze oğlumun 5 yaşında olduğunu öğrenince ‘ne kadar şanslısın bu kadar küçük yaşta gezdiğin için, bak ben daha yeni gelebildim’ dedi.

Sizde eğer bugüne kadar Anıtkabir’i ziyaret etmediyseniz en kısa zamanda bir fırsat yaratıp yanınıza çocuklarınızı da alarak, mutlaka gidin.

Ya da http://www.ankarasanalgezinti.com/anitkabir/ sitesini ziyaret edin.

Umutların tükenmediği, gurur ve hüznün yaşandığı, hatıralarda unutulmayacak güzel bir anı olarak kalan gün için; buradan dostlarıma tekrar çok teşekkür ediyorum.

 

Sevgilerimle,

Senem Aslan

04.07.2010

Haftaya Ankara Harikalar Diyarını anlatarak Ankara gezintimize devam edeceğiz.