Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

 Ben aşıkım…

 

- ben aşık oldum anne!!!!!

- aa

- ben aşıkımmmmm

- öyle mi peki kime?

- Dilara beni seviyor, ben de onu

   …..

- ama anne biz küçüküzzz, evlenemeyiz…(surat düşer)

  ….

 

- biliyor musun anne ben onu öptüm

- neresinden öptün anneciğim?

- yanaklarından

- hımm, peki başka?

- birde dudaktan…

- a demek öyle, peki öğretmenin görünce ne dedi anneciğim???

- görmedi ki, kimse görmedi, masanın altında öpüştük…….

- ??????

- ama sakın kimseye söyleme tamam mı anneciğim? Babama da söyleme, bu bir sır….

- ???????????

……………………..

 

ne demem, nasıl davranmam lazım bilemedim. Uyku vaktinde olduğu için konu tahminimden daha çabuk kapanıp, Dora’m büyük bir ihtimalle Dilara’lı rüyalara daldı. Daha 4 yaşında bile değil, daha çok küçük dediğim oğlum, ne kadar büyükmüş de farkında değilmişim.

Ebeveynler olarak her türlü duruma hazırlıklı olmamız lazım, bugünün veletleri her şeyi çok hızlı yaşıyorlar.

Peki biz anne ve babalara bu durunda düşen görevler neymiş bir bakalım isterseniz,bir gün bu diyalogların sizin evde de yaşanacağı malum.

- anlayışlı yaklaşım

- tutarlı, abartısız davranış

- ‘ayıp değil mi?’ tavrı ile suçlamamak

- üstünde durulmamalı ve olay normal seyrine bırakılmalı

- kısa bir süre sonra unutulacağını yada etkisinin azalacağını düşünmek

- takıntı haline gelirse daha dikkatli olma

- en önemlisi çocuğumuza özenle yaklaşmak

- sorularına önlerini kesmeden cevap vermek

- ağızdan öpüşürse hasta olacağını söylemek

- yanaklarından öpmeye teşvik etmek

……

her yaşın ayrı bir zevki, ayrı bir sorumluluğu var, bu zamanlarımız gülümseyerek hatırlayacağımız birer anı olacaklar.

 

Sevgilerimle

 

Senem Aslan

 

10.01.2009

 

senem@bursalianneler.com