|

Nilüfer Kreş ve İnci
Erensoy’a teşekkürlerimle….
Nilvak Nilüfer Kreş
bu sene daha bir güzel, daha bir canlı, daha bir renkli…
Oğlumun bu senede devam ettiği kreşimizin müdiresinin değiştiğini
sizlere daha önceki
yazılarımda bahsetmiştim.(
http://www.bursalianneler.com/kosesenem71.asp)
Bu
sene İnci Erensoy’la kreşimizde atılan adımlar hızlanıp
koşarak yol almaya başladı. Bir anne gözü ile yapılan yenilikleri,
gösterilen özeni, verilen değeri görmek çocuklar adına hepimizi
sevindirmeye başladı.
İlk
olarak her sabah bizi kapıda gülen gözlerle ve enerjik sesiyle
günümüz aydınlatan Derya Hanım ve sonrasında odasında asla
oturmayan veliler ve öğrencilerle içi içe yaşamayı seven, en
önemlisi anne olan ve bizden biri olan İnci Hanım kreşimizin
vazgeçilmezleri.
Müşerref Hanım,
oğlumun örtmeniJ
… her sabah ‘doracımm’ diyerek gülen gözlerle karşılayan sınıf
öğretmenimiz. Emekleriniz için teşekkürler, daha birlikte çok yol
alacağız. Hep beraber, her gün yeni şeyler öğrenerek, paylaşarak.
İyi ki varsınız.
Bu
sene ilklerimizi hep beraber yaşıyoruz. Kreşimizde benim daha önce
şahit olmadığım bir seminer programı başladı. İnci hanım
sayesinde 23.01.2009 tarihinde ‘0-6 yaş arası çocuk psikolojisi’
başlığı altında sosyal hizmetler uzmanımızdan bilgiler aldık.
Konuşmacımızı dinledik, yeri geldi konuşmacı olduk, yeri geldi
şaşırdık,güldük. Keyifli 2 saat geçirdik. Yapmamız gerekenleri,
yaptığımız hataları öğrendik.
Sıra aldığım notlarımdan aktarmak istediklerime geldi.
*Konuşmacımızın ilk sözü ‘problemli çocuk değil, problemli aile
vardır’ oldu. Unutmayalım ki biz çocuklarımız önünde birer modeliz.
*3
yaşından itibaren çocuklarımızla kaliteli vakit geçirmemizi önerdi.
Haftanın belirli bir gününü çocuğumuzla vakit geçirme günü olarak
değerlendirmeliyiz. Mesela baba-oğul beraber parkla gidebilir, baba
oğluna korkutmadan, yarının kaygısına düşürmeden sıkıntılarını onun
anlayacağı bir dille anlatabilirmiş.
*
Çocuklarımızı alışveriş merkezi düşkünü bireyler olarak
yetiştirmemiz gerektiğini anlattı. Doğum günlerinde onlara hediye
yerine yada aldığımız hediyelerin yanında, sürpriz bir kart
hazırlamamızı yada mektup yazmamızı önerdi.( Dora’m bu yönden
şanslı bir çocuk; daha doğmadan tutulmaya başlanan bir günlüğü, her
doğum gününde annesi tarafından yazılan bir mektubu var)
*Hepimiz çocuklarımızın önünde tartışmamaya özen gösteririz.
Uzmanımız çocuklarımız tartışmayı, kavgayı bilmezse küsmeyi ve özür
dilemeyi öğrenemez dedi. Anne ve baba danışıklı dövüş olarak çocuğun
gözü önünde tartışma yaratıp( mesela yemek sofrasından kalkarken
eline sağlık demeyen babaya sinirlenen anne) çocukları korkutmadan
ve ürkütmeden kavga çıkartmalı ve birbirlerine küsmeliymiş. Küslük
süresi 1 saati aşmamalı ama gerçekçi olabilmesi içinde 5 dakika
kadar da kısa olmamalıymış. Daha sonrasında suçlu olan kişi gelip
özür dileyerek tiyatro oynanmalıymış. Çocuğun gözü önünde sergilenen
bu tiyatro örneğinde olduğu gibi sebebi çocuk mutlaka bilmeliymiş,
çünkü sebebini bilmediği her kavgayı kendinden bilirmiş.
*
Çocukların; yeniliklerin çoğuna yetişkinlerden daha kolay
alışabildikleri konusuna değinildi. Çocuklarımızı kreşe başlatmadan
önce mutlaka hazırlamamız gerektiği, okul kavramının kullanılmaması,
kreş olarak adlandırılarak öğretilmesi belirtildi. Her sene farklı
öğretmen uygulamasının çocuğumuza farklılıklar katabilmek adına
önemli olduğu söylendi. Ev ile kreşin asla kıyaslanmaması( kreşte
yemek yiyen bir çocuğun evde yememesi yada evde yaramaz olan bir
çocuğun kreşte uslu olması gibi) farklı olmaların doğal
karşılanması, kendilerine kreşte bir yol çizdiklerinden dem vuruldu.
*
Çocuklarımıza bir şey yaptırabilmek için çift alternatif sunmanın
önemi anlatıldı.
*
kış gününde yaz kıyafeti ile sokağı çıkmak isteyen bir çocuğun ikna
olmaması durumunda deneyerek öğrenmesi sağlanmalı.( yazlık
kıyafetle dışarı çıkartılmalı ki üşüyünce inadının yersiz olduğunun
farkına varmalı)
*
Konuşmacımız; çocuklarımız birey yerine koyarken sınırını iyi
belirlemeli, çocuğumuz ilgilendiren konularda onlardan fikir
almalıyız diyerek sözlerine devam etti. Karşıt fikirlerde ona ‘biz;
anne ve baba olarak bir süre böyle olmasını istiyoruz, daha sonra
tekrar bakarız’ demeli, ses tonumuzda kararlı ve tutarlı olmalıymış.
Anne ve baba birlikte hareket etmeli, asla tek taraf değil çift
taraf olunmalı.
*
0-6 yaş döneminde çocuğu ile iyi ilişki kuramayan ebeveynlerin,
ergenlikte çocukları ile arasında kişilik çatışması yaşanırmış.
*
Cinsellik konusunu; zamanı geldikçe ve yaş gruplarına uygun olarak.
mutlaka anne ve babadan anlayabilecekleri bir dille öğrenmeleri
gerekirmiş. Zamanı ve vakti gelince kız çocuklarına regl olayı
annesi , erkek çocuğa prezervatif kullanımı babası tarafından
anlatılmalıymış.
*
Çalışan annelerin suçluluk duygularını yenip, ben kendim için
çalışıyorum duygusunu beynimize kabullendirmemiz gerekiyormuş.(
ben bu suçluluk duygusunu yenmeyi asla başaramayacağım herhalde)
*
Çocuklarımızla arkadaş olmamızı, ancak; anne ve baba olduğumuzun da
farkına vardırmamız gerektiğini belirtti.
*
Anne ve baba iyi ve kötü deneyimlerle ortak bir insan yarattığımızı
ve buna bağlı olarak çift olarak davranmayı üstüne defalarca basarak
anlattı.
Çok
keyifli ve bilgili bir akşam geçirdim. Kendimi buldum, kendimden
kattım.
Konuşmacımıza(kendisi adını vermek istememiştir) bu doyumsuz akşam
için kendim ve diğer veliler adına çok teşekkür ederim.
İnci hanım ne iyi yaptınız da bu sene bizimle oldunuz.Daha
nice senelere , nice başarılara imza atmanız ümidim, bilgi dolu
seminerlerimizin ve keyifli sohbetlerimizin devamı dileğimle,
teşekkürlerimi kabul edin lütfen.
Sevgilerimle
Senem ASLAN
senemdora@hotmail.com

|