Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

     

Su gibi???

 

Evdeyim…

Bakalım gündüz neler varmış televizyonda bir göz atıyorum.

Su Gibi adında bir program var, öylece kala kalıyorum. Çalışırken böyle programların varlığından bir haber sadece anlatılanları dinlerdim. Bir çöpçatan programı, insanlar evlenmek ve evlendirilmek için oradalar. Sunucular tanıdık, Uğur Arslan ve Songül Karlı. Arkada bir orkestra, duruma göre çalıp, söylüyorlar!!!

Amerika’da yaşayıp Türkiye’ye evlenme programına katılmak için gelenler, avukatlar, ev hanımları, emekliler, 27 yada 65 yaşında olanlar. Hiç evlenmemiş olanlar, evlenip boşananlar. Sigara içmeyen bayan tercih edenler, çocuksuzu tercih edenler.

Benim izlediğim bölümde erkek ile bayan birbirini görüyor, içeride görüşme odasına gidiyorlar ve 20 dakika sonra hayatlarının kararını vermiş olarak geri geriyorlar. Erkek evlenme teklif ediyor, bayan hiç düşünmeden;karşı tarafın yanaklarını öperek kabul ediyor!!! Sonra eller omuza ve bele sarılarak dans ediliyor. Sonrasında beyefendi cebinden söz yüzüklerini ve pırlanta kolyesini çıkarıp takıyor. İşte bu kadar her şey yolunda, daha ne olsun ki????

Sunucumuz biraz bozuluyor, durun falan diyerek müdahale etmeye çalışıyor, nikah olmadan birbirinizi öpmeyin diye uyarıyor, hatta kızın yanına ekipten birisini eklemeye çalışıyor.

Daha fazla dayanamıyorum, bir daha seyretmemek üzere televizyonu kapatıyorum.

Nerde yaşıyoruz, nasıl bir toplumuz bilemedim. Evlenmek, evlendirilmek için ne kadar can atan bir milletmişiz.

Herkesin kendine ait bir görüşü var.

Seyreder, seyretmez…

Yazdıklarıma katılır yada  katılmaz .

Ama bilinen tek gerçek şu ki; ‘Evlilik çok ciddi bir müessesedir, 10 dakika yada 2-3 günde verilebilecek bir karar değildir. Sevgi ve saygı olmadan hiçbir ilişki yürümez. Mutlu ve huzurlu bir yuvada büyüyen bir çocuk; sevgi ve aşk çocuğu ve topluma sağlıklı bir birey olacaktır.’

 

Sevgilerimle,

 

Senem Aslan