Büyük başarılar, kıymetli anaların yetiştirdikleri seçkin evlatlar sayesinde olmuştur. 

 

 

 

 

   

 

 

-     - Aynur Hanım, bize kendinizden bahseder misiniz?

      1976 doğumluyum. 1992 Bursa Kız Lisesi’nden ve 1998 SDÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nden mezun oldum. Bursa ve İstanbul’da reklam ajanslarında art direktör olarak çalıştım. 4 yıldır kendi şirketim olan Gusta Reklam ajansında çalışma hayatımı sürdürüyorum. Evliyim. Eşimin işi gereği evimiz Bursa’da. Ajansım ise İstanbul’da. Her hafta kızımla birlikte seyahat halindeyiz. Sonunda Alya bavul hazırlamayı öğrendi. Adaptasyon diye bir sorunu yok, ne yer seçiyor ne yastık.

 

- Ne zaman anne oldunuz? Anne olmadan önce ve sonra diye yaşantınızı kesin çizgilerle ayırıyor musunuz?

 

Alya 6 aylık

 

      Alya 8 Eylül 2005’te doğdu. Sanırım duygularımı anlatmama gerek yoktur. Her annenin benzer bir heyecan ve  göğsüne  sığmayan bir sevgi yaşadığına eminim. Anne olmadan önce çok yoğun bir tempom olduğunu düsünüyordum. Haftanın yarısını İstanbul’da, diğer yarısını Bursa’da geçirmek, iş hayatının zorlukları, tüm anlayışına ve desteğine rağmen evime döndüğümde evime yokluğumu telafi çabaları... Sonra Alya doğdu Alya hayatımın merkezi haline geldi. Meğer ben eskiden o kadar da yorulmuyormuşum. Gerçek yoğunluk gerçek zorluk anne olmakmış. Uykusuzluklar, korkular, kaygılar ve tabi tarifi olmayan, yerine başka bir şey konulamayacak büyüklükte bir aşk... 

 

-  Alya’yı yetiştirirken özellikle üzerinde durduğunuz bir şey var mı?

      Kimseye zarar vermeyen biri olmasına, nazik ve paylaşımcı davranmasına önem veriyorum. Kısaca elimden geldiğince güzel özellikler katmaya çalışıyorum.

 

-   -  Bize Alya’yı anlatır mısınız? Karakteri, nelerden hoşlandığı, neleri hiç sevmediği?  En çok hangi özellikleri ile kime benzediğini?

 

AlAlya 20 aylık

 

      Çok şanslı bir anneyim ben. Alya uyumlu, insanlarla ilişki kurabilen, sevgi dolu bir çocuk. Her bebek gibi kızım da doğar doğmaz karakterini ortaya koydu. Biraz tilki, biraz kedi, biraz da keçi... Tatlı buklem, karamelam diye sevdiğimi düşünürsek fiziksel olarak ne bana ne de babasına benziyor. Yemek yemesi sorunlu. Mantı, sucuk, patates haricinde pek bir şey yemiyor ama bilmiyor ki annesi danettesinin içine bıldırcın yumurtası ve labne peyniri koyuyor...

 

-   -  Beraber vakit geçirirken yapmaktan en çok keyif aldığınız şey nedir?

       Su sporları :)  (Havuz sefası, ördek yüzdürmek, bebeklerini yıkamak...)

 

- Çalışma hayatınıza doğumdan ne kadar süre sonra geri döndünüz?

      Hiç ara vermedim diyebilirim. Sadece ilk altı ay İstanbul seyahatlerim aralıklıydı ama ben tasarımcı olduğum için bilgisayarımın başından işlerimi yürüttüm.

 

- Peki çalışma temponuzda Alya ile beraber yeni düzenlemeler oldu mu?

      Tabi ki oldu. Alya’nın bakımı öncelikli işim çünkü. Kızımla evde de işte de birlikteyiz. Bunun kolaylığını da zorluğunu da yaşıyorum.

 

- Annelik kariyerinizi, iş hayatınızda ki planlarınızı nasıl etkiledi?

      Annelik iş hayatında engel gibi görünse de insana farklı bir bakış ve duruş getiriyor bence. Daha olgun ve daha duyarlı olmayı, önce sağlık diyebilmeyi, her sıkıntıda o minik ellere tutunabilmeyi, yarınlara her daim inanmayı sadece annelik öğretiyor insana. Dolayısıyla bu gücü içinde hisseden bir kadın olarak iş hayatımda daha büyük atılımlar yapmayı hedefliyorum.

 

-  Bir çocuk sahibi daha olmayı düşünüyor musunuz?

      Şimdilik böyle bir düşüncem yok. Alya’nın 23 yaşında dünya tatlısı bir ablası var. Birbirlerine çok düşkünler ve ileride çok iyi anlaşacaklarına eminim. Eğer kardeşi olmasaydı mutlaka düşünürdüm.

 

 Alya ablası Gözde ile

 

 

-  Alya’nın nasıl bir eğitim almasını planlıyorsunuz?

      Yabancı dil problemini erken yaşlarda çözmek isterim. Birkaç dil bilmesi onun için en sağlam altyapı olacaktır. Gerisini Alya’nın tercihleri ve eğilimleri belirler. Tabi bir de o günün şartları.

 

-  Çocuk büyütürken en çok zorlandığınız dönem ne zamandı? Bu zorluğu nasıl aştınız?

      İlk 1 ay ve emekleme dönemi. Sanırım büyüdükçe biraz daha rahatladım.

 

-   Alya’nın siz çalışırken bakımı kime ait? Bu tercihi nasıl yaptınız?

      Son 4 ayı kızımla baş başa geçirdik. Bakıcısı işten ayrıldıktan sonra yerine birini aramadım. Bakıcının hayatımı kolaylaştırdığı kadar kısıtladığını da fark ettim. Eğer toplantılarım veya proje teslimlerim varsa anneannesi, ablası ve teyzesi hatta dayısı bile ilgileniyor. 2 yaşını geçtikten sonra yuvada oyun gruplarına kaydını yaptırmayı planlıyorum.

 

-   Alya için hayalleriniz nelerdir?

 

Alya 18 aylık

 

      Spor yapmasını, eğer yeteneği varsa sanatla ilgilenmesini isterim. Gelecekte onunla iyi arkadaş olduğumuzu, birlikte güzel zamanlar geçirdiğimizi düşlüyorum hep.

 

-   - Ben anne olduktan sonra ……. Cümlesini nasıl tamamlarsınız?

      Tam 31 yıldır bir çift mavi gözün bana aynı duygularla baktığını farkettim.

 

-   - Bursalı Anneler’in en yeni üyelerindensiniz, grubumuz hakkında ki düşünceleriniz nelerdir?

 

 

      Gördüğüm kadarıyla üyeler arasında sıcak ve samimi bir diyalog var. Umarım güzel projelerde biraraya geliriz.

     

- Size bu güzel sohbet için Bursalı Anneler adına teşekkür ederim, Alya ve tüm ailenizle mutluluklar dilerim.

         Teşekkür ederim, Sevgilerimle ...

 

 

Röportaj: Özgür İde Acarbabacan

Bu röportajın tüm hakları ''Bursalı Anneler'' e aittir, izinsiz kullanılamaz, alıntı yapılamaz.