|
|
       |
|
Zeki çocuklar neden
öğrenemiyorlar?

Zeka ile öğrenme arasında pozitif bir
ilişki olduğu biliniyor. Ama öyle bir etken var ki zeki çocukların
öğrenmesi zorlaştırıyor. O da ailelerin ve öğretmenlerin sürekli
çocukların zekasını övmesi.
“Amcası, benim kızım çok zekidir!”
“Senin gibi zeki bir çocuğa yakışıyor mu?”
“Teyzesi, Bülent’in bütün dersleri 5. Çok zekidir!”
ZEKİ ÇOCUK YİĞİT
Yiğit 9 yaşında çok zeki bir çocuk. Kendisinin hangi alanlarda iyi
olduğunu çok iyi biliyor. Zekasını gösterebileceği işleri çok
seviyor ve sürekli o işleri yapmak istiyor. Ama kendisine yabancı
olan bir alanda soru sorulduğu zaman ya da yepyeni bir iş verildiği
zaman çoğu zaman isteksiz oluyor. Yaparsa da çabuk sıkılıyor veya
kaçıyor. Yeni bir şey yapmayı özendirdiğim zaman, biraz zorlanınca
“Biliyor musun Özgür Abi, benim resim birinciliğim var,” deme gereği
duyuyor. Yiğit, iyi yaptığı şeyleri çok iyi yapıyor, iyi olmadığı
şeylerden kaçıyor, öğrenmek veya denemek bile istemiyor.
Ailesi ve öğretmenleri tarafından sürekli zekası övülmüş Yiğit’in
yaşamı böyle.
ZEKİ GÖRÜNME SAVAŞI
Sürekli zekası övülen çocuk, ailesinin ve öğretmenlerinin
beklentilerini karşılamak için sürekli zeki görünme ihtiyacı
duyuyor.
Örneğin, Yiğit zeki olarak mimlendiği için, başarısız olursa aptal
görüneceğini düşünüyor. Bu sebeple de kendisini başarısızlığa
uğratacak ve dolayısıyla kendisini aptal gösterecek işlerden
kaçıyor.
Resim birinciliğinden bahsetmesinin sebebi de bu. Ben onu aptal
sanmayayım diye böyle bir başarıdan söz etme ihtiyacı duyuyor.
İMAJ HERŞEYDİR
Zekası övülen çocuklarda şöyle bir şey daha görülüyor. Genelde daha
az disiplinli oluyor. “Nasıl olsa zekiyim” sendromunun kurbanı
oluyorlar.
Zeki olarak mimlenen çocuklar genelde arkadaşlarına ve çevresine
“çalışmadan başarılı oldum” imajı vermeye çalışırlar. “Zekiyim,
çalışmama gerek yok!”
Bazen bu imajı sürdürmek o kadar önemli oluyor ki zeki imajlarını
devam ettirmek, öğrenmekten daha önemli oluyor.
Soru sormakta bile zorlanıyorlar.
YENİ ÖĞRENME EKSİKLİĞİ
Yeni bir şey öğrenmek, bilmediğini kabul etmeyi, soru sormayı,
deneme-yanılma yapmayı, eksikliğini kabul etmeyi gerektirir. Ama
zeki olarak mimlenmiş çocuk bunları yapmaktan kaçıyor. Risk almıyor.
Bunları yaparsa, aptal görüneceğini düşünüyor.
Böylelikle yeni şeyler öğrenmekte zorlanıyor.
ZEKA KONTROL EDİLEMEZ
Zeki olarak mimlenen çocuğu başka bir tehlike daha bekliyor.
Başarısını zekaya bağlayan çocuk, başarısızlığını gidermek için çaba
da gösteremiyor. Çünkü çocuğun düşünce tarzına göre, zeka
değiştirilemez. Zeka, kontrol edebileceği bir değişken değil.
Doğuştan gelir ve bir insan ya zekidir ya değildir. Bu düşünce tarzı
çocuğun çaba göstermesini engelliyor.
Zekası övülen çocuk aslında tamamen çaresiz bırakılıyor. Hem yeni
şeyler öğrenme macerasını atılamıyor hem de zor durumlarda gayret
göstermiyor.
BAŞARISIZLIK İLE BAŞ ETME
Zekası övülen çocuklar, başarılı olduğu şeyleri yaparak ve başarışız
olma ihtimalleri olan işlerden kaçarak yükseldikleri için
hayatlarında çok da başarısızlık yaşamıyor.
Bu yüzden de başarısızlık ile baş etme yöntemleri geliştiremiyorlar.
Belirsiz durumlarda kendilerine güveni azalıyor, ve daha çok stres
yaşıyor. Hatta depresyon durumları bile gözlemleniyor.
Sonuç olarak zekası övülen çocuk, çaba göstermiyor, imaja çok önem
veriyor, risk almıyor ve daha az güvenli oluyor. Kısacası yeni
şeyler öğrenmekte zorlanıyor.
Öğrenciniz ya da çocuğunuzun zekasını övmeyin!
ALTERNATİF NE?
Alternatif çocukların zekasını değil, çabasını, gayretini ve
çalışmasını övmek. Aslında yarın anlatacağım gibi övmek de
sakıncalı. Ön plana çıkarmak veya vurgu yapmak demeliyim.
Çalışma üzerine vurgu yapılınca, çocuk biliyor ki başarısız olunca
bu durumda bir şey yapabilir. Daha çok gayret gösterebilir ve
çalışabilir. Çalışma zeka gibi değiştirilemez bir şey değil.
Başarı çocuğun kontrolü altında oluyor.
Çalışmaya odaklana çocuklar daha az sıkılıyor, daha disiplinli
oluyor, daha çok gayret gösteriyor. Çünkü biliyor ki çalışarak çoğu
şeyi başarabilir.
30 Eylül 2009 tarihli Hürriyet
Gazetesinden alıntıdır.
|